İstanbul Araştırmaları Enstitüsü sergi salonunda 18 Nisan tarihinde ziyarete açılarak yoğun ilgi gören Düşünen Tohum, Konuşan Toprak: Cumhuriyet’in Köy Enstitüleri 1940-1954 sergisi kapsamında, 23 Haziran…
-
-
Bir Dünya Kazmak, Bir Dünya Kazanmak Halet Çambel (1916 – 2014) Sürmek toprağı, insanı yaşatmak için; kazmak taşlaşmış tabakaları, uygarlığı bulmak için. Sonra savurmak…
-
Erken modern Osmanlı kültüründe yemek, bugünkünden çok da farklı olmayan biçimde gerek gündelik hayatın gerekse şifa kültürünün parçasıydı. Yiyeceklerin mevsimlere ve mizaca göre tüketilmesi,…
-
Cumhuriyet Konuşmaları
Cumhuriyet Konuşmaları Çanakkale’den Sakarya’ya Mustafa Kemal Paşa
tarafından istanbul araştırmaları enstitüsüÇanakkale’de Yarbay Mustafa Kemal Bey’den Sakarya’da Mareşal Mustafa Kemal Paşa’ya İstanbul Araştırmaları Enstitüsü “Cumhuriyet Konuşmaları” başlıklı bir konferans dizisi sunuyor. Maltepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri…
-
Günümüz İstanbulu’nda kültürel ve siyasal hayatın başlıca odağı olan Taksim Meydanı, 18. yüzyılın ikinci çeyreğine kadar, özellikle Galata’da ve onun uzantısı olan Pera’da yaşayan…
-
Bizans çalışmalarının önde gelen ismi, nazik ve cömert Profesör Cyril Mango’nun (14 Nisan 1928–8 Şubat 2021) vefat haberini büyük bir üzüntüyle karşıladık. Eşi Marlia…
-
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde devam etmekte olan Doğu’nun Merkezine Seyahat 1850-1950: Pierre de Gigord Koleksiyonu’ndan İstanbul’da Gezginlerin 100 Yılı sergisi, Batılıların, çeşitli merak ve ilgi alanları nedeniyle, 18. yüzyılda…
-
Ekrem Hakkı Ayverdi’nin eşsiz koleksiyonu Ekrem Hakkı Ayverdi (1899 – 1984): Mimarlık Tarihçisi, Restoratör, Koleksiyoner sergisi kapsamında İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde. Blog’da bu sefer koleksiyonu baz alarak Osmanlı…
-
Hayatımızı Havalandıran Bir Garip Adam Oktay Rifat (1914 – 1988) “Sıcak bir yaz günü, orta yaşlı bir köylü yolunu sormak için yanıma yanaştı. Üstünde…
-
Koleksiyon
Kostantıniyye Haberleri Gazetesi: Constantinopolis’e Uyanmak
tarafından istanbul araştırmaları enstitüsü“Bizans’a bakarak uyuyorsun. Ama yorgunluğun çok derin. Yorgunluğun uzun bir nehir kadar derin senin. Çıkart at kalbimi, işte hepsi bu, bu sensin. Bir ses…