Denizler Altında Yüzlerce Kitap

İngiliz Kaşif Sir John Franklin 1845’te HMS Terror ve HMS Erebus gemileriyle bir Kuzey Kutbu keşif yolculuğuna çıktı. Fakat Kanada Kutupları’ndaki Victoria Boğazı’nda iki geminin […]

Hav Hav!
Instagram’ın Meşhur Köpekleri

İstanbul’un toplumsal tarihinin hemen her döneminde gündelik yaşamın önemli bir parçası olan sokak köpeklerinin, dini, siyasi ve sosyolojik dönüşümlerle değişen serüvenine ışık tutan bir sergiye […]

Ehli Keyfin Keyfi

'Kahve Takımı', Anonim, 20. yüzyılın başı. Tuval üzerine yağlıboya.

‘Kahve Takımı’, Anonim, 20. yüzyılın başı. Tuval üzerine yağlıboya.

Ekrem Hakkı Ayverdi’nin eşsiz koleksiyonu Ekrem Hakkı Ayverdi (1899 – 1984): Mimarlık Tarihçisi, Restoratör, Koleksiyoner sergisi kapsamında İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde. Blog’da bu sefer koleksiyonun kahve ve sigara kültürüne ait parçalarına göz atıyoruz…

Osmanlı yaşam kültürünün temel unsurlarından olan “keyfin” vazgeçilmezleri arasında kahve ve tütün başta gelir. 16. yüzyıl ortalarından itibaren, kahvehanelerden konaklara ve saraylara kadar, misafirlerin ağırlanmasında ve sohbet meclislerinde kahve ile tütün ikramı yapıla gelmiştir. Kahve, “zarf” tabir edilen altlıkların içine yerleştirilen ve “kallavi” denilen kulpsuz fincanlarla sunulurdu. Fincanlar Osmanlı üretimi seramik malzemeden ya da İstanbul’da, 19. yüzyılda, Tophane-Galata ekseninde imal edilen ve “Tophane işi” denilen sıkı dokulu, sırsız pişmiş topraktan olabilmekteydi. Ekrem Hakkı Ayverdi Koleksiyonu’nda yer alan Kütahya mamulâtı seramik fincanlar aynı türde zarflarla donatılmıştır. 19. yüzyıl ortalarından itibaren Avrupa’da Osmanlı piyasası için üretilen porselenden kallavi fincanlar ise İstanbul işi, gümüşten veya tombaktan zarflar içine konulurdu.

Kahve Fincanları, Kütahya, 18. yüzyılın ortaları. Seramik.

Kahve Fincanları, Kütahya, 18. yüzyılın ortaları. Seramik.

Sigara Ağızlıkları, 20. yüzyılın başı. Kehribar, gümüş, kiraz ağacı.

Sigara Ağızlıkları, 20. yüzyılın başı. Kehribar, gümüş, kiraz ağacı.

Osmanlı’da sigaranın yaygınlaşması oldukça geçtir. 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar tütün ince uzun çubuklarla veya nargileyle tüketilirdi. Çubukların ucuna takılan lülelerde en yaygın tip Tophane işi olanlardır. Hepsinde usta adlarının varlığı dikkati çeker. Saraylarda ve konaklarda kullanılan nargilelerin hazneleri kesme kristalden, marpuçları da kehribardan, gümüşten ya da altından olmakta, marpuçlar ayrıca kıymetli ve yarı kıymetli taşlarla bezenmekteydi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir